Gıda Güvenliğini Biliyor muyuz?


Yediğimiz İçtiğimiz İşletmelerden Ne Beklemeliyiz?

Bir önceki yazımda yeme içme sektörü yöneticileri ve işletme sahipleri için büyük önem taşıyan gıda güvenliği yasalarını anlatmıştım. Bu yazımda ise yiyen içen kişiler yani tüketiciler için bazı bilgiler aktarmak istiyorum.

Bizler dışarıda yemek yediğimiz noktalardan yani restoran, kafe ve büfelerden, sağlığımız ve güvenliğimiz konusunda ne talep edeceğimizi biliyor muyuz? Gıda güvenliğini ne kadar tanıyoruz veya bu konu tercihlerimizi yaparken bizler için ne kadar önem taşıyor? İşletmelerin gıda güvenliği ile ilgili bir çalışma yapıp yapmadığını nasıl anlarız?

Öncelikle belirtmeliyim ki ilgili bakanlıkları, ülke vatandaşlarının sağlığını ve güvenliğini korumakla sorumludur ve bu konuda Gıda, Hayvancılık ve Tarım Bakanlığı, Gıda Yasası ve yönetmeliklerinin, yaptığı denetimler ile uygulanmasını sağlar, aksi durumlarda ise para, hapis ve kapatma cezaları verir.

Fakat serbest piyasaların tümünde olduğu gibi nihai ve en etkili cezayı yine tüketici verir. Alım gücü! Bu gücü doğru kullanarak tüm sektörlerdeki üreticileri yönlendirebiliriz.

Peki bunu nasıl yapacağız? Restorana dalıp denetim mi yapalım? Gıda numunelerini analize mi yollayalım?

Evet! Konuya hakimsek, neden olmasın?

Konuya hakimsek! Peki bizler konuya hakim miyiz? Yine kişisel olarak kendi deneyimlerimden ve danışanlarımın başına gelenlerden sizlere şunu rahatlıkla söyleyebilirim: Halk olarak ‘Güvenli Gıda’ ne demek, bilmiyoruz! ‘Gıda Zehirlenmesi’ nedir, bilmiyoruz. Aksine bu iki konuda olabildiğince hatalı bilgilere sahibiz. Hatta bu yüzden bazen kaş yapamaya çalışırken göz çıkardığımız da çok oluyor.

Danışanlarımdan birinde bir gıda zehirlenmesi şikayeti alındı. Restoran yöneticileri hemen durumu bana bildirdiler. Zehirlenme geçirdiğini söyleyen müşteriyi, durumu inceleyebilmek, gerekli düzeltici aksiyonları alabilmek ve geçmiş olsun dilemek için aradım.

Bu tip durumlarda zehirlenmeyi yaşayan kişiden bazı bilgileri almak gerekir: Sırası ile gösterdiği belirtiler, ilk belirtiyi gösterme saati, şikayet ettiği restoranda yemek yeme saati, yedikleri, ilk belirtilerden 72 saat öncesine kadar (hatırlayabildiği) tükettiği gıdalar, hastalığın devam edip etmediği... gibi bilgiler. Daha sonra verdiği bilgiler ile bir literatür çalışması yaparım ve durumu aydınlatmaya çalışırım.

Gıda zehirlenmesine neden olan tek bir tip bakteri yoktur. Gıda kaynaklı hastalık yapan çeşit çeşit bakteri bulunmaktadır ve bu bakterilerin her biri bizleri farklı şekillerde hasta eder ve kendini vücudumuzda faklı zamanlarda gösterir. Yani, bakteri türlerinden biri, biz bulaşmış gıdayı tükettikten sonra kendini 1 ila 8 saat arasında gösterirken diğeri 24 saat sonra gösterebilir.

Fakat bizler bunu bilmediğimiz için en çok yaptığımız yanlışlardan bir tanesi ortaya çıkıyor: ‘Yediğin en son şey hasta yapmıştır’!

Nitekim yukarıda anlattığım durumdaki müşterinin yaşadığı rahatsızlık ile ilgili bana verdiği bilgiler ışığında, zehirlenme çok yüksek ihtimalle 48 saat öncesine gitmekte idi. Yani şikayet ettiği restoranda yemek yemeden bir buçuk gün öncesi! Fakat bu durumu hem restoran yöneticisine hem de hasta olan müşteriye aktardığımda ikisini de alıyor bir sancı. Restoran yöneticisi hem bir rahatlama içinde hem de bunu kendi müşterisine nasıl anlatacağını düşünüp sıkılıyor ve suçsuz olduğu halde yine de durumu toparlamak için müşterisine bir akşam yemeği ikram etmek istiyor. Hastalanan müşteri ise bazen verdiğim bilgi ile ikna oluyor ve asıl suçluyu, kötü gıdayı sunanı araştırıyor veya bazen ikna olmak bir yana, kandırıldığını ve geçiştirildiğini düşünerek daha da sinirleniyor. Hizmet sektörünün zor tarafı! Bazen de biz tüketicilerin eksik bilgilerinin yarattığı sıkıntılı durumlar.

İşte bu şekilde bir gıda zehirlenmesi yaşadığımızda kendimize biraz gelir gelmez, en son nerde yemek yediysek veya midemizden ne çıktıysa, örneğin ‘köfte’ hemen kılıçlarımızı kuşanır telefona sarılır ve hesabını sormak isteriz. Bu aksiyon yapabileceğimiz hem en iyi, hem de en kötü şeydir.

İyidir çünkü o restorana bu durumu inceleme şansı vermiş ve farkındalık yaratmış olursunuz. Restoranlar bu tip konularda hiç şikayet gelmediğinde her şeyin yolunda olduğunu zannederler ve biz uzmanlar yaptıkları gıda güvenliği yanlışlarının ne kadar ciddi olduğunu anlatmaya çalışsak ta kötü sonucu yaşamadıkları için veya haberdar olmadıkları için önemsemeyebilirler. ‘İpek Hanım, bir şey olmaaz!’ cümlelerini bir zamanlar çok duyduğumu itiraf etmeliyim J. Kötü tarafı ise konuya tam hakim olmadığımız için bazen yanlış adreste olma ihtimalimizdir.

Biz tüketiciler gıda güvenliğine önem vermezsek arz edenler de bu konuda daha fazlasını yapmak ihtiyacı hissetmeyebilirler.

Bazen ise önemsemek bir yana bu konuda çok yanlış davrandığımız da olabiliyor. Mesela yine danışmanlık verdiğim restoranlardan bir tanesinin başına gelen bir durum: Ahşap çerezliklerinin içine müşterilerin devamlı olarak sigara söndürmeleri ve ne yazık ki böyle durumlarda garsonların müşteriyi uyarmasının söz konusu bile olamaması...

Bar ve kulüplerde içtiklerimizin güvenli olmasını beklememek gibi de bir huyumuz var. İçki nedense bir türlü gıda güvenliği ile örtüşmüyor kafamızda bu yüzden bir bar temiz olmuş, olmamış veya bar çalışanı eliyle buzları içk

iye doldurmuş doldurmamış bizi o anda pek ilgilendirmiyor. Bar ve kulüpler bir yana bazen de ambiyansı çok güzel olduğu için yemeğin içinden on kere de kıl çıksa, bunu göz ardı edip o işletmeye gitmeye devam edebiliyoruz.

Gıda güvenliği için tüketici olarak yapabileceklerimiz ve dahası yapmamız gerekenler.

Adım adım ilerlemek istersek eğer her şeyden önce kendi sağlığımız ve güvenliğimiz için gıda güvenliği kuralları hakkında biraz bilgi edinelim. Güvenli gıda nasıl sağlanır bunu öğrenelim. Gıda güvenliği tehlikeleri neler olabilir bilelim ve en önemli konulardan bir tanesi gıda zehirlenmesi hakkındaki bilgi eksiklerimizi tamamlayalım. Yanlış bildiklerimizi düzeltelim. Bu konuda internet, ister yabancı dillerde ister Türkçe gayet yeterli bilgi kaynağına sahip. Yeterince bilgilendiğimizi düşünüyor isek harekete geçelim.

Bilinçli tüketici her şey demek!

Alabileceğimiz aksiyonlar ise:

Yemekten kıl, taş, saç vb gibi yabancı bir madde çıkarsa bilin ki o restoranın mutfağında gıda güvenliği konusunda bir gevşeklik vardır ve konuyu yetkili bir salon şefine ve mutlaka mutfak şefine aktarın. Asla göz ardı etmeyin. Tabaktaki saç personelin bone takmamasından kaynaklanıyordur. Bone takmamaları ise bizlerin çıkan saçlar hakkında, ‘aman tadımızı kaçırmayalım, aman kabalık olmasın’ diyerek şikayet etmememizden kaynaklanıyor.

Kötü hizmet ve kötü gıda ile karşılaştığımız işletmeler yerine bir süreliğine diğer alternatifleri değerlendirelim ve bunun sebebini işletmeye e-posta atarak mutlaka bildirelim.

Günümüzde gıda güvenliği kurallarını birebir uygulayan bir çok işletmenin olduğunu bizzat ben biliyorum. Bu tip noktalarda mutfakları bile görmek isteyebilirsiniz ve sizi seve seve gezdirirler.

İşletmeler için hem iyi hizmet vermek hem de menüdeki çeşit çeşit yemeği ve tatlıyı yüzde yüz güvenilir şekilde sunmak ve tüm yönetmeliklere uygun çalışmak hiç de kolay bir iş değildir.

Bu nedenle bu işi layıkıyla yapanla yapmayanı birbirinden ayırmak da bizlerin en önemli görevlerinden biridir.

Önem, bilgi, aksiyon! Unutmayalım, bazen bize gelmesini beklemek yerine gidip almak daha çok işe yarar!

Herkese lezzetli ve güvenli yemekleri ağız tadıyla yediğimiz keyifli günler dilerim,

Sevgiyle...

#İyiGıda #Restoran #YiyecekİçecekSektörü #Cafe #Brasserie #Lokanta #GıdaGüvenliği #İpekEgeGıdaDanışmanlığı #GıdaTarımveHayvancılıkBakanlığı #GıdaYasası #GıdaZehirlenmesi #Bakteri #Alo174 #Gastronomi #SağlıklıBeslenme #Yemek #MutfaklardaGıdaGüvenliği #GıdaHijyeni #MutfakHijyeni #GıdaKaliteKontrolü #GıdaMühendisi #GıdaDanışmanı #GıdaHijyenEğitimi #MutfaktaGıdaGüvenliği #MutfaktaGıdaHijyeni

Tanıtılan Yazılar
Son Paylaşımlar
Arşiv
Etiketlere Göre Ara
Henüz etiket yok.
Bizi Takip Edin
  • Google+ - Black Circle
  • Twitter - Black Circle
  • Instagram - Black Circle
  • Facebook - Black Circle

İyi Gıda bir İpek Ege Gıda Danışmanlığı Markasıdır. 2015 iegd.